akdenizradyolarbirligi

akdenizradyolarbirligi

HIZLI YAŞAMIN ŞARTLARINI BİLMEKTE FAYDA VAR

HIZLI YAŞAMIN ŞARTLARINI BİLMEKTE FAYDA VAR
HIZ SINIRINIZ ÖFKENİZE EŞİT Mİ?
Powered By Blogger

17 Temmuz 2010 Cumartesi

Yaşlanacaksın bir gün;

Yaşlanacaksın bir gün;


Saçlarına beyazlar doluşacak,

Gözlerin eskisi kadar canlı bakmayacak,

Dizlerin artık seni tartmayacak,

Tenin ipek saflığında olmayacak,

Sesin titreyecek,

Yüreğin çarpacak,

Yanında elinden tutacak kimse olmayacak.



Yaşlanacaksın bir gün;

O küçük kalbin de yaşlanacak.

İçinde,

Karanlık bir yerde,

Kocaman bir pişmanlık oluşacak.

Anlatamayacaksın kimseye.

Çünkü karşında seni dinleyen kimse olmayacak.



Yaşlanacaksın bir gün;

Yanında sevdiğin olmayacak.

Ellerin boşluğa dokunacak.

Gözlerin hep onu arayacak,

Ama orada kimsecikler olmayacak.

Ağlamak için bir omuz,

Yalnızlığını unutmak için bir ses,

Yaşlılığını unutmak için zerre kadar bir sevgi arayacaksın,

Ama bunlar da yanında olmayacak.



Yaşlanacaksın bir gün;

Ardında kocaman bir hayat ve kırdığın masum bir kalp kalacak.

Kızacaksın kendine,

Pişmanlıkların en derinini yaşayacaksın,

Son nefesini verene kadar unutamayacaksın belki de,

Yaptıklarının yanlış olduğunu anlayacaksın,

Telafisi olmayan eylemlerin merkezinde bulacaksın kendini,

Ama bunu anladığında çok geç olmuş olacak.



Yaşlanacaksın bir gün;

Senin ellerinde kocaman bir yalnızlık,

Benim ellerimde sensizlik olacak,

Verdiğin hediye canımı acıtsa da,

Senden asla şikayetçi olmayacağım,

Çünkü yaşlanacağız bir gün,

Bir ömür beraber yaşasak da bizi ayıran bir ölüm olacak.



Yaşlanacaksın bir gün;

Elinde kararmış bir kar tanesi kolye,

Ürkek yüreğinde tarifsiz bir sızı olacak.

Uzaklara gideceksin.

Çok uzaklara…

İlk görüştüğümüz yerlerde olacaksın her saniye.

Karıştırmaktan bıkmadığın portakal suyunu hatırlayacaksın.

Ayağını vuran mor ayakkabıyı.

Bindiğimiz treni,

Gezdiğimiz yerleri,

Konuşmadan, saatlerce birbirimizi izlediğimizi…

Hayallerinde, rüyalarında, gözünü her kapadığında bizi göreceksin,

Acımasızca katlettiğin bizi…

Hiçe saydığın bir yüreğin kokusunu arayacaksın sonra.

Ayaklarının altına aldığın,

İçinde alabildiğince sen olan bir yüreğin…

Ama o yürek çoktan sönmüş olacak.



Yaşlanacaksın bir gün;

Ellerinin her titremesinde,

Baktığın her bulanık manzarada,

Alnındaki kırışıkların her kıvrımında,

Çıkamadığın merdiven basamaklarında,

Bir zamanlar seni koşarcasına yürüten ayakların her ağrıdığında,

Bakmaktan usanmadığın vitrinler artık ilgini çekmediğinde,

Mutlu bir çift gördüğünde,

İçine kocaman bir eyvah! oturacak.

İşte o zaman sadece kendi ömrünü değil,

Benimkini de nasıl tükettiğini anlayacaksın.



Yaşlanacaksın bir gün;

Hep eksik kalan birşeyler,

Hep yarım bıraktığın bir ben olacak.

Fayda vermeyecek maziyi hatırlaman,

Ne kadar üzülürsen üzül,

Aldığın kocaman bir ah olacak.



Yaşlanacaksın bir gün;

Pişmanlıkların sonsuz,

Tövbelerin faydasız,

Ve dertlerin çaresiz olacak.

Uykusuz geçen gecelerime inat,

Hiç gitmeyeceğim rüyalarından.

Hayatımdan kopardığın her gün için,

Yarım bıraktığın herşey için,

Seni düşündüğüm her an için birşeyler borçlu olacaksın bana.



Yaşlanacaksın bir gün;

Gözlerinden benim için bir damla akacak.

O damla süzülürken pembe yanaklarından,

Yüreğinde çaresiz bir geç kalmışlık olacak.

Sen fayda vermeyen pişmanlıkların içinde yüzerken,

Benim de üstümde topraklar olacak.



Yaşlanacaksın bir gün;

Ben de yaşlanacağım,

Öleceğiz muhakkak,

Ama ölmeyen birşeyler de olacak.

Bunları anlayacaksın belki,

Ama artık bizden geçmiş olacak.



Yaşlanacaksın bir gün;

Benimle olmasını isterdim ama olmayacak.

Herkes yaşlanacak,

Dünyalar değişecek,

Kıyametler kopacak,

Acımasızlıklarla yoğrulsa da hayatım,

Yarım bıraktığın aşkım hiçbir zaman solmayacak.



Yaşlanacaksın bir gün;

Ama,

Bendeki “SEN” asla yaşlanmayacak…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LİSTEDEKİLER